< Sağlık | SağlıkNet | Sağlık | SağlıkNet - Blogcu



26/11/2009 · Kategori: Meyvelerin Faydalari


Şeftali

Şeftali gülgiller familyasından bir yaz meyvesi. Dünyaya Çin'den yayıldığı düşünülen şeftali, uzun yaşam ve ölümsüzlük sembolüdür. Bol sulu ve tatlıdır.

Ilıman iklimi seven bir bitkidir. Genellikle 30 yıl yaşar. Türkiye'de en çok Bursa ve Akdeniz bölgelerinde tarımı yapılır. Meyvesi taze tüketildiği gibi suyu çıkarılarak meyve suyu yapılır. Bu meyvenin ekonomik değeri yüksek olup çok tüketilmektedir. Ağaç boyu genellikle 2 ve 2,5 metre olup yaz mevsiminde meyve verirler. Dona karşı dayanıksızdır

Şeftali'de Bulunan Vitaminler ve Maddeler:

1- B Vitamini
2- C Vitamini
3- A Vitamini
4- Potasyum
5- Kalsiyum
6- Magnezyum
7- Sodyum,Demir ve Fosfor

Şeftali'nin Faydaları:

1- Bağırsak kurtlarını öldürür ve Bağırsakları yumuşatır
2- Ağız kokusunu alır
3- Kanı zehirlerden temizler
4- Gut hastalığına karşı etkili bir ilaçtır
5- Kabızlığı giderir ve bağırsak solucanlarını düşürür
6- Bol miktarda idrar söktürür
7- Meyvesi hazmı kolaylaştırır.İdrar yollarını temizler
8- Basur şikâyetlerini azaltır.Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir
9- Safra kesesi ve böbrekler için faydalıdır
10- Vücudun hastalıklara karşı direncini arttırır
11- Ateşi düşürür
12- Sinirleri yatıştırır ve uykusuzluğa iyi gelir
13- Kansere karşı koruyucudur
14- Kalp krizi riskini azaltır
15- Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur ve böbrek taşlarını eritir
16- Cildi nemlendirir ve canlandırır

Şeftali'nin Kullanışı:
Şeftali taze olarak tüketilmesinin yanında komposto, reçel ve meyve suyu olarak da tüketilir. Çiçekleri kaynatılıp suyu içilirse bağırsak solucanlarını düşürür. Şeftali soyulup ezildikten sonra yüze maske yapılırsa özellikle kuru ve yorgun ciltlere iyi gelir



22/11/2009 · Kategori: Meyvelerin Faydalari



Portakal:

Portakal, turunçgiller familyasından bir ağaç. Boyu 2-10 metre arasında değişiyor. Yaprakları sert, dayanıklı ve düz kenarlı. Kabuklarından portakal esansı elde ediliyor. Eczacılıkta ve gıda sanayisinde kullanılıyor. Çiçeklerinden de portakal çiçeği esansı yapılıyor. Portakalın çekirdekli ve çekirdeksiz çeşitleri var. Çekirdeksiz cins olan yafa portakalı Finike, Mersin ve Hatay'da yetişiyor. Kalın kabuklu ve uzunca meyveli. Kabuklarından reçel yapılır. Dörtyol portakalı ise çekirdekli. İnce kabuklu ve sulu. Washington, çekirdeksiz, Güney Anadolu ve Doğu Karadeniz'de Rize çevresinde yetişiyor.

Pırıl pırıl, kokulu, leziz, göz alıcı ve şiirle dokunmuş bir simge. Hem C vitaminin yararları, hem de portakalın yararları bildiklerimizle sınırlı değildir. Kış aylarının vazgeçilmez ve en bilindik meyvesidir. Bugün elmadan sonra dünyanın en çok tüketilen meyvesi olan portakal, asırlar boyu az bulunan bu nedenle lüks lezzetler arasında yer almıştır. Hastalara şifa niyetine yedirilmiş, sofra dekorasyonunda kullanılmış, armağan olarak verilmiştir.

Portakal'da Bulunan Vitaminler,Maddeler:

1- C Vitamini
2- B Vitamini
3- Potasyum
4- Magnezyum
5- Kalsiyum
6- Lifler, organik asitler ve şeker açısından da zengin
7-  Karbonhidrat
8- Folik Asit
9- Bioflavin

Portakal'ın Faydaları:

1- Kanı zehirlerden temizler
2- Sanlığa ve karaciğer hastalıklarına karşı etkili doğal ilaçtır
3- Bağırsakları yumuşak tutar
4- Bedene güç ve enerji verir. Organizmanın vitamin ve madensel tuz gereksinimini karşılar.
Özellikle gelişme dönemlerinde çocuklara bol bol portakal yedirmekte yarar vardır
5- Portakal ağacı çiçeklerinin kaynatılmasıyla elde edilen su spazmı giderir, damar sertliğini ve felci önler.
Portakal kabuk esansında da aynı olumlu etkiler mevcuttur
6- Soğuk algınlığı, grip, kas incinmesi, kalp hastalıkları ve felçten korur
7- Portakal suyundaki bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek
kalbin zarar görmesini engeller, ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar
8- Kanın pıhtılaşmasını,mide ve pankreas kanserini önleyici etkisi vardır İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır
9- İçerdiği yüksek potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur.Aynı zamanda,içerdiği 
potasyum, cildin kuruyup kırışıklıkların oluşmasını da önler
10- Çocukların hastalıklardan korunması ve fiziksel gelişiminin tam sağlanması için gerekli olan
cevherler dolu bir meyvedir
11- Kabuklarında bulunan uçucu maddenin bazı kanser türlerinin tedavilerinde çok önemli iyileştirici
bir madde olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır
20/11/2009 · Kategori: Meyvelerin Faydalari


Nar:

Çanak yaprakları kırmızı renkli, dökülmeyen ve etlidir. Meyveleri küre şeklinde ve portakal büyüklüğünde, önceleri yeşil, olgunlukta kırmızımsı renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etlidir.
Haziran-Temmuz aylarında kırmızı renkli çiçekler açan, iki ile beş metre boylarında ağaççıklardır. Gövdeleri gayri muntazamdır. Yapraklar karşılıklı, parlak renkli, ince-uzun şekilli, kısa saplı ve kırmızı kenarlıdır. Çiçekler kısmen sapsız, tek tek ve birkaçı bir arada bulunur
Meyvenin yenen kısmı, etli ve bol usareli olan tohumlarıdır. Bir nar meyvesinde 600 civarında tohum bulunur.Tohumların renkleri beyazdan koyu kırmızıya doğru değişik renk tonlarına sahiptir.

Nar'da Bulunan Vitaminler:

1- B Vitamini
2- Potasyum

Nar'ın Faydaları:

1- Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır
2- Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar
3- İshali (diare) önler tedavide destek sağlar
4- Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar
5- Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller
6- Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur
7- İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar
8- Enerji verir, yorgunluğu giderir
9- Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır
10- Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur
11- Tansiyonumuzu olumlu bir şekilde düzenler


Tıbbi Kullanım:

 

100ml nar suyu, yetişkin bir insanın günlük C vitamini gereksiniminin %16’snı karşılar. Nar suyu ayrıca B vitamini ve potasyum içerir. Çeşitli diyet ürünlerinde nar özü kullanılmaktadır. Çünkü nar özü şeker, kalori ve katkı malzemeleri içermemektedir.

Nar meyvesinin kabuğu, ishale karşı (% 15'lik) çay halinde kullanılabilir. Nar, çarpıntıya iyi gelir. Mideyi kuvvetlendirir. Et kısmı ile sıkılıp içilirse, safra söker, pekliği giderir. Nar ağacı kabuğu çok eskiden beri bilhassa bağırsak şeritlerine (tenyalara) karşı kullanılır. Bu yüzden veteriner hekimliğinde özellikle sığırlardaki tenyalara karşı kullanılır.
UYARI:Yalnız zehirlenmelere yol açabileceğinden dikkatli olunmalıdır.

Nar suyu virüs önleyici özelliğinden ötürü diş taşı temizlemede kulanılır. Nardaki tanin maddesinin kalp krizi riskin düşürdüğünü ortaya koyan çalışmalar yapılmaktadır. Nar tohumu yağının, estrojen sentezlenmesini engelleyerek, göğüs kanseri hücrelerinin üremesine karşı etkili olduğu düşünülmektedir. Son zamanlarda, nar suyunun prostat kanseriyle mücadele etmede kullanılıp kullanılamayacağı araştırılmaktadır.

20/11/2009 · Kategori: Meyvelerin Faydalari


 

Muz:

Muz ülkemize ilk defa 1750 yıllarında Mısır’la ilgisi olan zengin bir aile tarafından süs bitkisi olarak, Mısır’dan Alanya’ya getirilmiştir. Meyve verdiğinin görülmesi üzerine, 1930'lu yıllardan sonra meyvesi için ticari amaçla yetiştirilmeye başlanmıştır.

 Muz'da Bulunan Vitaminler,Maddeler:

 Son derece besleyici bir meyve olan muzun içerisinde % 75 oranında su, % 1,3 oranında protein ve % 0,6 oranında da yağ bulunmaktadır Geri kalanı ise çeşitli karbonhidratlardan ve önemli ölçüde potasyumdan oluşmaktadır Birçok hastalığın tedavisinde faydalı olduğu gibi özellikle de, ateş, sindirim bozuklukları, kas krampları ve kas gevşekliği gibi durumlarda tavsiye edilir İçerdiği yüksek orandaki potasyum sayesinde, atıkların vücuttan dışarı atılması işlemini kolaylaştırır.

 Muz'un Faydaları:

1- Mideye çok faydalıdır.Mideyi güçlendirir ve korur
2- Ülser ve gastrit rahatsızlığı olanlara çok iyi gelir
3- Öksürüğe ve göğüs ağrılarına iyi gelir
4- Krampları engeller.
5- Kemik gelişimini destekler
6- Hastaların iyileşmesini hızlandırır
7- Enerji verir
8- Vücudun ve beynin yorgunluğunu giderir
9- Adet sancılarını azaltır
10- Stresi azaltır ve tansiyonu düşürür
11- Kandaki kolesterol oranını düşüren muz, kalp ve damar
hastalıklarına karşı koruyucudur

12- Böbrek iltihabı ve bağırsak hastalıklarında yararlıdır
13- Kabızlığı giderir

30/10/2009 · Kategori: Meyvelerin Faydalari


Muşmula:

Muşmula, gülgillerin bir altfamilyası olan Maloideae'dan bir ağaç ve bu ağacın meyvelerdir.

Çiçek tablasıyla sarılmış etli meyveleri, eriksi yapıdadır. Yabani olanları daha küçük olur. İçinde sertleşmiş tohumları bulunur. Olgunlaştığında koyu kahverengiye dönen meyve kabuğu ve koyu kahve meyve eti vardır. İlk koparıldığında buruk bir tadı vardır. Bir süre beklenildiğinde yumuşar ve lezzetlenir. Karadeniz ve Marmara bölgelerinde yayılış gösterir

Muşmula'nın Faydaları:

1- Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder
2- Bağırsakların iyi çalışmasını sağlar
3- İncebağırsak iltihabı, ishal ve dizanteriyi giderir
4- Kan dolaşımını düzenler
5- Sinirleri güçlendirir
6- Mide hastalıklarında faydalıdır
7- Lumbago ve nikriste kullanılır
8- Ana karnındaki ceninin düşmesini önler
9- Kan dolaşımını düzenler
10- Düşük yapmayı engeller
11- Mideyi kuvvetlendirir
12- Böbrek ve mesanedeki kum ve taşları dökmeye yardımcı olur
13- Bağırsak iltihabına karşı faydalıdır
 

30/10/2009 · Kategori: Meyvelerin Faydalari

Mandalina:

Mandalinanın anayurdu Güneydoğu Asya dır. Dünyanın diğer bölgelerine buradan yayılmıştır. Turunçgiller familyasından olan mandalinanın tatlı ve sulu olan meyvaları günümüzde ılıman iklime sahip birçok bölgede yetiştirilir. Türkiye de Akdeniz kıyıları ile Ege Bölgesi nin güney kesimlerinde ve Doğu Karadeniz in, özellikle Rize ve Artvinkıyılarınındarkıyışeridi nde üretimi yapılır.

Mandalina'da Bulunan Vitaminler ve Maddeler:

1- C Vitamini
2- B Vitamini
3- Şeker ve Organik Asitler
4- Pro Vitaminler

Mandalina'nın Faydaları:

1- Kanı temizler
2- Kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur
3- Kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur
4- Damar setliği ve felçte faydalıdır
5- Sinirleri yatıştırır
6- Akşam yemeğinden sonra yenecek 1-2 mandalina uykusuzluk çekenlere faydalıdır
7- Bağışıklık sistemini güçlendirir
8- Grip olanlara iyi gelir

Mandalina'nın Mutfaktaki Kullanımı :

Meyvaların kabuğunun dış yüzünde içi uçucu yağ dolu kesecikler bulunur. Kabukları ezildiğinde çevreye yayılan hoş koku, bu yağdan ileri gelir. Kabuklardan mandalina esansı olarak adlandırılan bir yağ elde edilir ve bu yağ, şekercilik ve likör sanayiinde kullanılır.

Taze olarak tüketildiği gibi meyva suyu, marmelat, tatlı ve reçel yapımında da kullanılır Avrupa mutfaklarında et yemeklerinin sık kullanılan malzemelerinden biri olan mandalina ile salatalarınıza da farklı bir tat katıp sofralarınızı renklendirebilirsiniz

Mandalina Nasıl Saklanmalıdır ? :

Portakal, greyfurt ve limon gibi uzun süre saklanamayan mandalina, çok ince ve bol gözenekli bir kabuğa sahip olduğundan diğer turunçgillere oranla çok daha çabuk su kaybeder. Bu nedenle satın alındıktan kısa süre içinde tüketilmelidir
30/10/2009 · Kategori: Meyvelerin Faydalari


Kuşburnu:

Kuşburnu genel olarak Gül Meyvesidir. Halk arasında Yabangülü, Şillan, Deligül, Gülburnu, Gülelması olarak da bilinir. Çalı formundadır. Peyzaj açıdan hoş görünümlü, gülgillerden, ömrü; Ortalama 30-40 yıldır. Yaşam süresi ise çok uzundur. Doğada 300 yıllık Kuşburnu çalısı olduğundan bahsedilmektedir.
Kuşburnunun tarihi gülün tarihi ile eşzamanlıdır. Bir kuşburnu türü olan Rosa Damasena saflık ve temizliğin simgesi olarak M.Ö. Akdeniz ülkelerinde yetiştirilmiştir. Anavatanı Anadolu ve Akdeniz Havzasıdır. Kuşburnu’nda hiçbir meyvede olmadığı kadar C Vitamini bulunuyor.

Kuşburnu'da Bulunan Vitaminler ve Mineraller:

1- Potasyum, Sodyum, Kalsiyum,Fosfor, Magnezyum
2- C Vitamini
3- Bol Miktarda Protein
4- B1 Vitamini
5- B2 Vitamini
6- E ve K Vitaminleri

Kuşburnu'nun Faydaları:

1- Kan yapıcı etkisi vardır
2- Tansiyonun Düzelmesini Sağlar
3- Hemoroid ve Ülser gibi hastalıklara şifalıdır
4- Kanı Temizler
5- Bağırsakları Yumuşatır
6- Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı yararlıdır
7- Romatizma ağrılarını giderir ayrıca basur tedavisinde iyi sonuç verir.
8- Marmelatı alyuvarların hızla çalışmasını sağlar.
9- Kuşburnu çayı ise hastalıktan yeni kurtulmuş bedene kuvvet verirken soğuk algınlığına, böbrek ve mesane üşütmesine de iyi gelir
10- Bedene ve gözlere güç verir
11- Cinsel isteği çoğaltır.
12- Kan dolaşımını hızlandırır.
13- İdrar söktürücüdür
14- Japonyada yapılan bir araştırmada tohmunundan hazırlanan özütün vücut yağ oranını düşürdüğü gözlenmiştir.
15- Böbreküstü bezlerine olan etkisiyle hormonların üretimini destekler
17/10/2009 · Kategori: Meyvelerin Faydalari


Kivi:

Kivi bitkileri sarılıcı ve tırmanıcı bir türdür. Doğal yetişme ortamı (anavatanı) olan Çin’de çok geniş alanlarda yayılmıştır. Sibirya’dan güney Çin’e ve Hindistan’a kadar olan doğal yetiştirme alanlarında 50’den fazla türü ve bu türlere dahil yüzlerce çeşidi farklı ekolojilere adapte olmuşlardır. Doğal ortamda yetişen bitkilerin meyveleri toplanarak yüzlerce yıldır tüketilmektedir

Kivi'de Bulunan Vitaminler ve Mineraller:

1- A Vitamini
2- C Vitamini
3- Potasyum
4- Kalsiyum,Magnezyum ve Demir Açısından Zengin Mineral İçerir

Kivi'nin Faydaları:

1- Kolesterol seviyesini düşürür,
2- Karaciğeri çalıştırır, kanı temizler,
3- Kadınlarda göğüs kanserini önler,
4- Grip ve soğuk algınlığının çabuk atlatılmasını sağlar,
5- Kan basıncını ayarlar, tansiyonu düşürür,
7- Vücudun direncini artırır,
8- Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler,
9- Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir
10- Lif açısından da zengin bir besin olan kivi bağırsakları çalıştırarak sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler
11- Nefes açıcı etkisi ile astımlılara faydalıdır.
12-  Karaciğeri çalıştırır ve kanı temizler
13- Kansızlığa ve mide rahatsızlıklarına iyi gelir
14- Yaşlanmanın ciltteki belirtilerini azaltır

Kivi Nasıl Kullanılır ?

Kivinin meyvesi yenebileceği gibi cilt bakımı için de kullanılır. Dilimlenmiş kivi cilde konursa cildi besler ve nemlendirir. Ayrıca, kivi ezilerek suyu çıkarıldıktan sonra elde edilen püre yıpranmış ve kırışmış ciltler için maske olarak kullanılabilir

17/10/2009 · Kategori: Meyvelerin Faydalari


Kiraz:

Gülgiller ailesinden olup latince ismi 'Cerasus avium' olan kirazın anavatanı Kuzey Anadolu ve Güney Kafkasya olarak biliniyor. Kirazın ismini Giresun kentinden aldığı ayrıca belirtiliyor. Kirazın dünyaya hangi topraklardan yayıldığı konusunda ise farklı görüşler bulunuyor. Bazı araştırmacılar kirazın M.Ö 64 yılında Yunanistan'a, oradan da Avrupa'ya yayıldığını, bazıları M.Ö. 71 yılında Romalı komutan 'Lucullus' tarafından Roma'ya götürüldüğünü ve oradan da dünyaya dağıldığını bildiriyor.

Kiraz'da Bulunan Vitaminler:

1- Karbonhidratlar
2- Pektin Maddeleri
3- B2,C ve A Vitaminleri Bulunur

Kiraz'ın Faydaları:

1- Kabızlığı önlemede etkilidir
2- Kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin taş ve kum yapmasını önleyebilir ve varsa zamanla dökülmesine yardımcı olabilir
3- Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağlayabilir. Bu nedenle romatizma ve gut hastalıkları, eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılabilir
4- Kiraz hem kolesterolü hem de kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir
5- Kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olabilir
6- Aşırı ilaç tüketimi ile karaciğerde oluşan yükün azaltılmasında yardımcı olabilir
7- Nikotinin vücuttan atılmasında yardımcı olur
8- İçerdiği meyve şekeri levüloz rahat sindirilebildiği için, şeker hastaları da kirazı yanında protein kaynağı besinlerle birlikte tüketebilir.
9- A vitamininin önemli bir kaynağı olan karoteni içeren kiraz, göz problemlerinin önlenmesinde yardımcı olabilir
10- 20 kirazda 12 - 25 miligram arasında antosiyanin bulunmaktadır, bu da bir aspirinden on kat daha etkilidir
11- Yüzde Oluşan Sivilcelere Faydalı Oluyor
12- Kiraz'ın suyu yüz ve boyun kısımlarına sürülürse kırışıklıkların yok olacağı belirtilir
13- Yapısındaki bol fosfor sayesinde sinirleri kuvvetlendirerek sakinleştirici etkisi vardır
14- İdrar söktürücüdür

Kiraz Aspirin'den Daha Faydalı !:

Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr Turan Karadeniz,Kirazın stresi yok ettiğini ,menopoz döneminde faydalı olduguna dikkat çeken Karadeniz,şöyle konuştu: " Menooz döneminde faydalı olmaktadır.Kiraz meyvesi ağrılrn dindirilmesinde aspirinden daha fazla etkili oluyor.Araştırcılar bu etkiyi kirazda bulunan "antosiyanin" isimli kimyasalın yaptıgını bildirmektedir.Kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunmakta ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden 10 kat daha fazla oldugu bildirilmektedir.Araştırıcılara göre ,günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla eşdeğer görülüyor.Ayrıca kiraz'd bulunan antosiyanin maddesi E ve C vitaminlerine benzer antioksidan yapmaktadır."

Kiraz Alırken Nelere Dikkat Edilmelidir ? :

Uzmanlar,kiraz alırken temiz,parlak ve hasarsız olmasına dikkat edilmesini söylüyor.Uzmanlar,kiraz konusunda şu tavsiyelerde bulunuyor:"Rengi koyu olanlar her zaman daha tatlıdır.Saklarken saplarını çıkarmassanız ömrü daha uzun olur.Yıkamadan plastik kaba koyup buzdalabında saklayın ve daima yemeden önce yıkayın.Buzdolabından çıkarıp oda sıcaklığında 1-2 saat bekletilirseniz daha tatlı olucak ve lezzeti artacaktır.Taze kiraz'ların 2-4 gün içinde tüketilmesi gerekir.Kiraz'ı ayrıca derin dondurucuda saklayabilirsiniz.Bunun için kirazı çekirdeklerini çıkarmanız gerekir."
10/10/2009 · Kategori: Meyvelerin Faydalari


Kayısı:

Bilimsel adına (Prunus armeniaca L. veya Armeniaca vulgaris Lam.) bakılarak başlangıçta anavatanının Ermenistan olduğu zannedilen kayısı, daha sonra yapılan araştırmalarda bu meyve türünün yayılma alanının Orta Asya'dan Batı Çin'e kadar uzandığını ortaya koymuştur. Bugün Çin’in kuzey ve kuzey-doğu dağlık alanları, Sinkiang bölgesindeki Tiyan-Şan ve Altay Dağları ile Orta Asya ve Mançurya’yı içine alan çok geniş bir bölgenin kayısının anavatanı olduğu bilinmektedir. Çin, Orta Asya ve Yakın Doğu olmak üzere kayısının üç gen merkezi bulunmaktadır. Kayısı, anavatanı olan Çin'de Milattan üç bin sene öncesinden beri bilinmekteydi. Büyük İskender’in Asya Seferleri sırasında (M.Ö. 330-323) İran ve Transkafkaslar üzerinden kayısı önce Anadolu’ya getirilmiştir. Yukarıdaki tarihi bilgiler kayısının Anadolu'da yaklaşık iki bin yıldan fazla bir geçmişinin olduğunu göstermektedir. Anadolu'dan Batıya yayılışı M.Ö. I. yüzyılda olan kayısı, Romalıların Anadolu’yu istilası sırasında ermeni tüccarları tarafından önce İtalya’ya, sonra Yunanistan’a götürülmüş.Bu ülkelerde Altın Elma" da denilen kayısının tarımına önem verilmiştir. Kayısının İtalya ve Yunanistan’dan diğer Avrupa ülkelerine geçişi çok eskiye dayanmamaktadır. Kayısı 13. yüzyılda İngiltere’ye, 17. yüzyılda ise Fransa ve Amerika’ya götürülmüştür.

.

Kayısı'da Bulunan Vitaminler:

1- A vitamini
2- B Vitamini
3- C Vitamini
4- P Vitamini
5- Bol Miktarda Demir İçerir
6- Magnezyum
7- Kalsiyum
8- Fosfor
9- Kükürt
10- Bakır
11- Krom ve Manganez Bakımından Zengindir

Kayısı'nın Faydaları:

1- Besleyici ve İştah açıcıdır
2- Bol miktarda 'Demir' içerdiği için kansızlığa iyi gelir
3- Vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasına yardım eder
4- Başta akciğer ve Cilt kanseri olmak üzere bir çok kansere karşı mücadele eder
5- Vücuda kuvvet verir
6- Bedensel ve zihinsel yorgunlugu giderir
7- Özellikle gelişme çağındaki çocuklar için çok faydalıdır
8- Raşitizm gibi gelişme bozukluklarına iyi gelir
9- Hastalıkların iyileşmesini hızlandırır
10- Sinirleri sakinleştirir ve uyku getirir
11- Migrene karşıda iyi gelir
12- Ayrıca cildi besler,nemlendirir ve yumuşatır

Kayısı Nasıl Kullanılır:

Kayısı kuru ya da taze olarak yenebileceği gibi reçeli ve kompostosu da yapılabilir. Ayrıca, Kayısı çekirdeği yağ elde etmek için kullanılır. Kayısının yaprakları da kullanılır. Kayısı kompostosu idrar söktürür ve  kabızlığı giderir. Kuru kayısı A, B  ve C vitaminleri ve potasyum minerali açısında oldukça zengindir. Kayısının yemeklerden sonra yenmesi hazmı kolaylaştırmasını sağlar. Bunların dışında, kayısı cilt bakımı için maske yapılarak yüze sürülebilir

« Önceki ::

© 2009 SaglikNET | Oluşabilecek Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Tutulamaz | Yazılar Çeşitli Web Sitelerinden Editlenerek Alınmıştır
UYARI : BURADA YER ALAN YAZILAR TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLI OLUP TEDAVİ AMACI GÜTMEZ. SAĞLIK SORUNLARINIZ İÇİN MUTLAKA BİR HEKİME BAŞVURMANIZ GEREKMEKTEDİR !